20.yy – 20. Yüzyıl Modern Sanat Akımları – Fauvizm

20.yy – 20. Yüzyıl Modern Sanat Akımları – Fauvizm

Fauvizm, eserlerinde Empresyonizm tarafından devam ettirilen gösterimsel ( temsili ) ya da gerçekçi değerler üzerinde resimsel özellikleri ve de güçlü renkleri vurgulayan erken 20.yy modern sanatçılarından oluşan serbest bir grubun, les Fauves’un ( Fransızcası vahşi hayvanlar ) stilidir. Fauvizm bir stil olarak 1900 yılında başlamış ve 1910 sonrasına dek devam etmiş olsa da hareket bu şekilde sadece birkaç sene ( 1904-1908 ) sürmüş ve sadece üç sergi yapmıştır. Hareketin liderleri Henri Matisse ve Andre Derrain’dir.

Sanatçılar ve stil

Matisse ve Derrain’in yanında harekete dahil olan diğer sanatçılar arasında Abert Marquet, Charles Camoin, Louis Valtat, Belçikalı ressam Henri Evenepoel, Maurice Marinot, Jean Puy, Maurice de Vlaminck, Henri Manguin, Raoul Dufy, Othon Friesz, Georges Rouault, Jean Metzinger, Hollandalı sanatçı Kees van Dongen ve George Braque ( kendisi daha sonra Kübizm’de Picasso’nun partneri olacaktır ) bulunmaktadır.

Fauve’ların resimleri vahşi fırça hareketleri ve güçlü renkler ile karakterize edilirken, konu nesneleri yüksek derecede basitleştirmeye ve soyutlamaya sahiptir. Fauvizm, aşırı şekilde geliştirilmiş bir Vang Gogh’un Post Empresyonizmi ile Seurat ve başta Paul Signac olmak üzere diğer Neo-Empresyonist ressamların pointillizminin bir karışımı olarak sınıflandırılabilir. Diğer temel etki ediciler arasında Paul Cezanne ve özellikle Tahiti’den olan resimlerinde göze çarpan sature renk alanları uygulamasının Derrain’in 1905’te Collioure’deki eserini kuvvetli bir şekilde etkilediği Paul Gauguin’dir. 1888’de Gauguin Paul Serusier’e şunları şöylemiştir:

“ Şu ağaçları nasıl görüyorsun? Onlar sarı. Öyleyse, sarı koy; bu gölgeyi, mavi yerine ultramarine ( lacivert ) ile boya; peki bu kırmızı yapraklar? Parlak kırmızı koy.”

Fauvizm ayrıca Ekspresyonizm’in de bir türü olarak görülebilir.

Kökenler

Gustave Moreau hareketin etkileyici öğretmeniydi; Paris’teki Ecole des Beaux-Arts’ta tartışmalı bir profesör ve Sembolist bir ressam olarak, 1890’lı yıllarda Matisse, Marquet, Manguin, Rouault ve Camoin’e ders vermiş ve Matisse 1904 yılında aynı şekilde kabul görene dek eleştirmenler tarafından grubun felsefi lideri olarak görülmüştür. Moreau’nun geniş zihinliliği, orijinalliği ve saf rengin ifadesel potansiyelini onaylaması öğrencileri için ilham verici olmuştur. Matisse onun hakkında şunları söyler: “ O bizi doğru yola değil, yanlış yola sokardı. Bizim rahatımızı bozardı.” Bu empati kaynağı, 1898’de Moreau’nun ölümüyle kaybolmuştu ancak sanatçılar kendi gelişimleri için başka katalizörleri keşfetmişlerdir.

1896’da, o zaman tanınmayan bir sanat öğrencisi olan Matisse, sanatçı John Peter Russell’ı Brittany’deki Belle adasında ziyaret etti. Russell Empresyonist bir ressamdı; Matisse daha önce bir Empresyonist resmi doğrudan görmemişti ve Empresyonist stilden o kadar şoke olmuştu ki 10 gün sonra artık dayanamıyorum diyerek ayrılmıştı. Bir sonraki sene Russell’ın öğrencisi olarak geri dönmüş ve parlak Empresyonist renkler için toprak rengi paletini terketmiş ve daha sonraları “ Russell benim öğretmenimdi ve Russel renk teorisini bana anlattı” demiştir. Russell, Vincent Van Gogh’un yakın arkadaşıydı ve Matisse’e bir Van Gogh resmi vermiştir.

1901’de Maurice de Vlaminck, ilk kez bir sergide Van Gogh’un eserini görmüş ve daha sonraları Van Gogh’u babasından bile çok sevdiğini söylemiştir. Boyayı, tüpten direkt olarak tuvale sıkacak şekilde çalışmaya başlamıştır.Sanatçıların çağdaş avant-garde sanatını keşfiyle paralel olarak 1904 yılındaki French Primitives sergisinde gösterilen Rönesans öncesi Fransız sanatı hakkındaki beğenileri de ortaya çıkmıştır. Bir diğer estetik etki de, özellikle Vlaminck, Derain ve Matisse’in ilk kollektörlerinden oldukları Afrika heykelleridir.

Fauvizm’e ait özelliklerin birçoğu ilk kez Matisse’in 1904’ün yazında Saint Tropez’de Paul Signac ve Henri-Edmond Cross ile birlikteyken yaptığı Luxe, Calmeet Volupte resminde bir araya gelip bir bütünlük oluşturmuştur.

Salon D’Automne 1905

1905’in Salon d’Automne’unda Henri Matisse, Andre Derain, Albert Marquet, Maurice de Vlaminck, Kees Van Dongen, Charles Camoin ve Jean Puy’un cesurca renklendirilmiş tuvallerini gördükten sonra eleştirmen Louis Vauxcelles ressamları “fauves” (vahşi hayvanlar) olarak iğneleyerek harekete, hareketin tanındığı adı yani Fauvizm’i vermiş olmuştur.

Sanatçılar ilk sergilerini 1905 Salon d’Automne’da açmışlardır. Grup adlarını Vauxcelles’in, eserlerindeki “ton cümbüşünü“ odayı onlarla paylaşan Rönesans stilindeki bir heykelle karşılaştırdığı “Donatello vahşi hayvanlar arasında” ifadesinden almışlardır.Henri Rousseau bir Fauve değildi ancak onun büyük orman sahnesi eseri The Hungry Lion Throws Itself on the Antelope Matisse’in eserinin yanında sergilenmekteydi ve bu nedenle söz konusu kaba tabirde bir etkisi olmuş olabilir. Vauxcelles’in yorumu 17 Ekim 1905’te günlük bir gazete olan Gil Blas’ta basılmış ve popüler kullanıma girmiştir. Resimler, epey kötü yorumlarla – eleştirmen Camille Mauclair (1872-1945), “kamuoyunun yüzüne bir kap boya fırlatılmış” diye yazmıştır – birlikte bazı olumlu yorumlar da almıştır. Saldırılar için seçilen resim Matisse’in Woman with a Hat tablosudur; bu eserin Gertrude ve Leo Stein tarafından satın alınmasının, eserinin kötü karşılanmasından dolayı demoralize olan Matisse üzerinde oldukça olumlu bir etkisi olmuştur. Matisse’in Neo-Empresyonist manzara resmi Luxe, Calme et Volupte, zaten 1905 baharında Salon des Independants’ta sergilenmişti.

Bir önceki yazımız olan 21.yy - 21.yüzyılda Soyutlama başlıklı makalemizde 21.yüzyıl, 21.yüzyılda Soyutlama ve 21.yy hakkında bilgiler verilmektedir.


CEVAP VER